Posts By :

admin

Dijital Ustalık: Şirket Kültürünüze Dijital Yetenekleri Entegre Etme

1024 1024 admin

Dijital dönüşümün ilk adımlarını attıktan sonra, bu yeni yetenekleri şirket kültürünüze nasıl başarıyla entegre edeceğinizi anlamak önemlidir. Bu entegrasyon, teknolojik yatırımlarınızdan en iyi şekilde yararlanmanın ve organizasyonunuzun uzun vadeli başarısını sağlamanın anahtarıdır.

Kültürel Değişim Yönetimi Dijital dönüşüm sadece teknolojik bir değişiklik değil, aynı zamanda bir kültürel dönüşümdür. Çalışanlarınıza yeni araçlar ve süreçler konusunda eğitimler sağlamak, bu yeni yöntemleri benimsemelerini kolaylaştırır. Ancak daha da önemlisi, bu değişimin neden gerekli olduğunu ve şirketin genel hedefleriyle nasıl uyumlu olduğunu açıklamaktır. Çalışanlar neden ve nasıl değiştiklerini anladığında, yeni sistemlere adaptasyonları daha hızlı ve etkili olur.

Dijital Liderlik Geliştirme Şirketinizde dijital dönüşümü yönlendirecek liderler yetiştirmek, bu sürecin başarısında kritik bir role sahiptir. Dijital yetenekleri güçlü liderler, takımları için rol model olabilir ve dijital araçları en etkin şekilde kullanarak, diğer çalışanları da bu yeni yaklaşımlara adapte olmaya teşvik eder. Liderlerin dijital dönüşüm süreçlerinde proaktif ve destekleyici olmaları, organizasyon genelinde yenilikçi bir anlayışın benimsenmesini sağlar.

Sürekli İyileştirme ve Öğrenme Dijital teknolojiler sürekli olarak gelişmekte olduğundan, şirketinizin de bu değişimlere ayak uydurması gerekir. Bu, sürekli eğitim ve gelişim fırsatları sunarak ve çalışanlara yeni beceriler öğrenme konusunda zaman ve kaynak sağlayarak mümkündür. Ayrıca, yeni sistemler ve süreçler konusunda geri bildirim toplamak, bu süreçleri iyileştirmek için değerli içgörüler sunar.

Teknoloji ve İnsan Kaynakları Entegrasyonu Son olarak, dijital araçlarınızın insan kaynakları yönetimi süreçlerine entegre edilmesi, bu araçların işe alım, çalışan gelişimi ve performans yönetimi gibi kritik işlevlerde etkili bir şekilde kullanılmasını sağlar. Bu entegrasyon, çalışan deneyimini iyileştirmenin ve şirket içi yetenek havuzunu genişletmenin bir yoludur.

Sonuç
Dijital yeteneklerinizi ve araçlarınızı şirket kültürünüze başarıyla entegre etmek, sadece teknolojik yatırımlarınızın getirisini maksimize etmekle kalmaz, aynı zamanda çalışan memnuniyetini ve bağlılığını artırarak iş yerinde yenilikçilik ve verimliliği teşvik eder. Dijital dönüşüm, sürekli bir süreçtir ve bu yolculukta proaktif kalmak, organizasyonunuzun gelecekteki başarısını şekillendirir.

“Dijital Ustalık: Şirketinizin Dijital Kapasitelerini Geliştirmede Neredesiniz?”

1024 664 admin

Dijital çağda rekabetçi kalmak istiyorsanız, şirketinizin dijital yeteneklerini sürekli olarak geliştirmesi şarttır. Bu süreç, operasyonların verimliliğini artırmanın, müşteri etkileşimlerini derinleştirmenin ve yenilikçi bir iş kültürü oluşturmanın anahtarıdır. Bu yolculukta atmanız gereken adımlara bir bakalım:

Dijital Yeteneklerin Temelleri Dijital yetenekler deyince, veri analizi, dijital pazarlama, bulut bilişim ve siber güvenlik gibi çeşitli becerileri aklimiza geliyor. Bu yetenekleri geliştirmek için ilk adım, iş hedeflerinize uygun dijital araçları seçmektir. İdeal araçlar, mevcut iş yapısına sorunsuz bir şekilde entegre olmalı, böylece mevcut sistemlerinizi kesintiye uğratmadan desteklemelidir.

Eğitim ve Gelişim Yatırımları Ekip üyelerinizin bu dijital araçları etkin kullanabilmeleri için düzenli eğitim almalari gözden kaçırılmamalı. Bu eğitimler, dışarıdan getirilecek uzmanlar tarafından yapılabileceği gibi, öncelikle çevrim içi platformlarda sunulan kurslarla da desteklenebilir. Bu hem temel oluşturmak hem de zaman/maliyet yönetimi açısından ilk adım olabilir. Bu tür bir yapılandırma, herkesin kendi hızında öğrenmesine ve dijital dönüşüm sürecinde aktif rol almasına olanak tanır.

Otomasyonun Gücünden Yararlanmak Otomasyon, şirketlerin operasyonlarını nasıl yürüttüğü konusunda devrim yaratıyor. Tekrarlanan görevleri otomatikleştirerek, çalışanlarınızın daha stratejik ve değerli işlere odaklanmalarını sağlayabilirsiniz. Bu, verimliliği artırırken, aynı zamanda iş tatminini ve stratejik hedeflere ulaşmada etkinliği de artırır. Yıllardır çalışanlarımızın yapmasına alıştığımız görevlere farklı açılardan bakmanın zamanı çoktan geldi de geçiyor.

Bir sonraki yazımda, bu dijital yetenekleri şirket kültürünüze nasıl başarıyla entegre edebileceğinizi ele alacağım.

Gelecek Adımlar Dijital dönüşüme adım atmadan önce, şirketinizin mevcut dijital yeteneklerini değerlendirin ve geliştirilmesi gereken alanları belirleyin. Mevcut durumunuzu bilmeden ilerlemek sadece zaman kaybı olacaktır. Bu süreçte, adım adım ilerlemek, teknolojik geçişleri sorunsuz hale getirir ve yeni sistemlerin başarılı bir şekilde entegrasyonunu sağlar.

Dijital yeteneklerinizi geliştirerek, sadece iş süreçlerini değil, aynı zamanda inovasyon ve büyüme potansiyelinizi de maksimize edebilirsiniz. Bir sonraki yazımda daha pratik yönlerini ve başarılı uygulama stratejilerini paylaşmaya çalışacağım.

Dört Dörtlük Lider

700 500 admin

4/4’lük Lider*

Liderlik varılması gereken bir hedef midir, yoksa bitmeyen bir yolculuk mudur? Bill J. Bonnstter’ın “4/4’lük Lider” kitabının önsözünde belirttiği gibi, bitmeyen bir yolculuktur bence de.

Nasıl bir lider olduğumuzu sık sık soruyoruz kendimize? Kontrol eden, diktatör, serbest bırakan, koçluk yapan veya ilham veren.

Liderlik yolcuğumda amaç ve aracı karıştırdığım zamanlar oldu, ancak yolculuğum devam ettikçe araçların amacımın önüne geçmesine engel olmaya başladım. Sanırım doğru yolda ilerliyorum.

Başarmak istediğim son derece net, Peter Drucker’ın “Doğru şeyleri yapmak, işleri doğru yapmaktan daha önemlidir” sözü her zaman net düşünme konusunda odağım olacak.

“4/4’lük lider” temelde 4 ana başlık ve bunların altında 25 yetkinlikten bahsediyor. Biz liderler olarak hepsinde çok gelişmiş olmayı çok istesek de bazılarında çok gelişmiş, bazılarında gelişmiş ve bazıları da gelişim alanımız olabiliyor.

4 ana başlık ve bu başlıklar ile ilişkili 25 yetkinlik

Net Düşünme: İleriye Yönelik Düşünebilme, Kavramsal Düşünme, Planlama ve Organizasyon, Yaratıcılık, Sürekli Öğrenme, Problem Çözme Yeteneği, Karar verme

Kendine Liderlik Etme: Özyönetim, Kişisel Sorumluluk, Dirençli Olma, Esneklik, Hedefe Ulaşma

Başkalarına Liderlik Etme: Empati, Başkalarını Anlama ve Değerlendirme, Sunuş, Yazılı İletişim, Diplomatik ve Adil Olma, Kişiler Arası İlişkiler, İkna, Müzakere, Çatışma Yönetimi, Takım Çalışması, Çalışanları Geliştirme ve Koçluk, Müşteri Odaklılık

Özgünlük: Liderlik

Bu 4 ana başlığı diğer yazılarımda tek tek ele alacağım. Bunlara geçmeden önce en önemlisi, güçlü ve gelişi alanlarına nasıl yaklaşmamız gerektiği

Bizi bugüne getiren güçlü yanlarımız. Güçlü yanlarımızı geliştirmek, enerjimizi buna harcamak yerine neden gelişim alanlarına takılıp kalıyoruz. Gelişim alanlarımızı belli bir gelişim seviyesine çıkartmak daha zorken, neden enerji bütçemizi buna harcıyoruz? Buradan kastım gelişim alanlarınıza odaklanmayın ya da geliştirmeyin demek değil, planınızı ve önceliklerinizi iyi belirleyin.

Sizi amacınıza daha çok yaklaştıracak olana öncelik vermeniz, enerji bütçenizi doğru kullanmanızı sağlayacak ve yoluculuğunuz boyunca nefesiniz artarak yetecektir.

* “4/4’lük Lider” Ron Price & Randy Lisk
Öğrenme stilleri

Honey and Mumford Öğrenme Stili

1024 683 admin

Geçtiğimiz günlerde Honey and Mumford’ın ortaya attığı dört öğrenme stiliyle tanıştım.

  1. Aktivistler (Harekete Geçiciler)
  2. Yansıtıcılar (Analistler)
  3. Teorisyenler (Sebep bulucular)
  4. Pragmatistler (Uygulayıcılar)

 

honeymumfordschemati

 

Aktivistler yaparak öğrenenler olarak da adlandırılabilir. Bir konuyu öğrenebilmek için harekete geçmeli ve deneyim kazanmalılar. Genelde beyin fırtınasına açık olan, açık fikirli kimselerdir.

Yansıtıcılar ise diğerlerini izleyerek ne olduğunu anlamaya çalışanlar. Etrafta olan biteni izleyerek elde ettikleri birçok veriyi değerlendirerek bilgi elde ederler.

Teorisyenler olayların ardındaki teoriyi merak edenler. Hikayeleri sever, konular hakkında çokça okuma ve araştırma yaparak bilgi kazanırlar.

Pragmatistler öğrenmekte oldukları şeyin gerçek hayata yansımasını merak ederler. Teorileri, fikirleri ve teknikleri deneyimleyerek gerçekleşenin hayata nasıl yansıdığını görmek için düşünecek zamana ihtiyaç duyarlar. 

Peki ya siz bunlardan hangisi veya hangilerisiniz? Siz nasıl öğreniyorsunuz?

Öğrenmek isterseniz link üzerinden testi çözebilirsiniz.

İs-Yaptirabilme-Disiplini

Execution & İş Yaptırabilme Disiplini

1024 683 admin

İş yaptırabilmenin yapı taşları ve üç ana sürecini anlatan Execution & İş Yaptırabilme Disiplini kitabı uzun senelerdir başucu kitaplarımdan birisi. Sizlerle zaman zaman bu kitaptaki bana göre değerli kısımları paylaşacağım.

Benim de benimsediğim ve kitabın ilk kısmında detaylı bir şekilde incelenen; icraata imkan sağlamak, kültürel değişim için doğru yapılandırmayı oluşturmak ve doğru yerde doğru kişilere sahip olmak için gerekli yedi lider davranışı şöyle:

1- Çalışanlarınızı ve işinizi tanıyın.

Yöneticiler olarak bize sunulan bilgiler çoğunlukla filtrelenmiş, başkalarının süzgecinden geçmiş olarak gelmekte ancak detayların kompakt bir şekilde özetlendiği ve anlamlandırılması kolay bilgiye erişim tek başına yeterli değil. Bu noktada yazarlar, bu bilgileri hazırlayan ve bilfiil uygulamayı yapan insanları tanımanın da tarafımıza iletilen sonuçları anlamlandırmak için son derece önemli olduğunu vurguluyor. Kitap, insan vücuduyla analoji yaparak bu adımı insan beynine benzetiyor. Özetle, elemanlarınızı tanımadan, işin ince detayları hakkında fikir sahibi olmadan doğru kararlar almak pek mümkün gözükmüyor.

2- Gerçekçilik konusunda ısrar edin.

Gerçekçi olmak, iş yönetimindeki en kritik konulardan birisi. İş sonuçlarını görmek istediğimiz gibi yorumlamak yerine olduğu gibi kabul etmek, değerlendirmek ve buna göre kararlar almak elzem. Kitaba göre, bu kısım insan vücudundaki kalp ile özdeşleştirilebilir. Gerçekçilik ile yürütülen süreçler için olmazsa olmaz ise elbette doğru bilgi.

3- Net hedefler ve öncelikler belirleyin.

Bir yöneticinin en büyük sorumluluklarından biri şirkete maksimum fayda sağlayacak hedefleri belirlemek. Ardından bu hedeflerin, şirket imkanlarıyla çatışmaya düşmeyecek bir şekilde, şirket ihtiyaç ve vizyonuyla olan ilişkilerinin önceliklendirilmesi gerekiyor. Bu kısmı liderin ağzına benzetebiliriz.

4- Harfi harfine yerine getirin.

Değerlendirmek için vakit ayırdığımız ve ardından aksiyon planı çıkardığımız tüm konuları harfi harfine takip etmek en önemli adımlardan biri. Bir yöneticinin ilk üç adımı uyguladıktan sonra bu noktada harekete geçmemesi aslında tüm emeğin boşa gitmesi anlamına geliyor. Bu nedenle dördüncü adım insan vücudunda ayaklara benzetilebilir çünkü hareket etmeden ilerlememiz olanaksızdır.

5- Yapanları ödüllendirin.

Bir şirket, dolayısıyla bir lider, ekibindeki en zayıf halka kadar etkilidir. Bu zayıf halkaların yanında bir de her daim kendini geliştirmek ve beklentinin üzerine çıkmak isteyen ekip elemanları vardır. Bu noktada bu kişileri ödüllendirmek ve saygı göstermek çok önemli. Bu kısım insan vücudunda ellere benzetilebilir çünkü eller, yalnızca işletmenin hedeflerini eyleme geçiren bedenin emek veren kısımları değil, aynı zamanda ay sonunda maaşı alan araçlardır.

6- İnsanların yeteneklerini arttırmayı bilin.

Bu adımda liderlerin koçluk kapasiteleri devreye giriyor. Çalışanlarının yeteneklerini besleyen ve gelişmesini sağlayabilen bir lider başarılı olmak için çok önemli bir özelliğe sahip diyebiliriz. Kitapta İnsan vücudundaki kas yapısına benzetilen bu kısım egzersiz yaptıkça gelişmenin önemini vurguluyor. Unutmayalım ki “Öğrendiklerimizin yüzde sekseni; bize öğretilenlere değil, eylemde gördüğümüz örneklere dayanmaktadır.”

7- Kendinizi bilin.

Son adım ise liderin kendini tanıması, bir başka deyişle bu adımdan önceki altı adımın koordine bir şekilde hayata geçmesini sağlamak. İnsan vücudu örneğinden yola çıkarak beyninizi, ağzınızı, kalbinizi, ellerinizi, ayaklarınızı ve kas yapınızı tanıdığınız noktada karşınıza çıkacak nahoş sürprizlere baş etmeniz çok daha kolay olacaktır.

Dijitalleşme

Dijitalleşme mi Dijital Dönüşüm mü?

1024 564 admin

Dijitalleşme ve dijital dönüşüm son yılların en popüler konularından olmakla beraber halen kurumlar tarafından doğru yorumlanamayan iki kavram. Dijitalleşme teknolojiyi kullanmak iken, dijital dönüşüm teknolojiyi iş süreçlerine entegre ederek artı geri dönüş ve otomasyon sağlamak demek ve iki farklı konunun ahenkle kullanılması şart. Yani, iş süreçlerine fayda sağlamayacak ve otomasyona dönüştürülemeyecek bir şekilde dijitalleşmenin pek bir anlamı yok.

Bu iki kavramı ahenkle hayata geçirebilmek için ilk etapta teknoloji yerine probleme odaklanmamız gerekiyor. Kurumlar, “Yapay zeka ile ilgili bir proje mi başlatmalıyız?” şeklinde düşünmek yerine kendilerine şu soruları sorarak başlayabilirler:

Müşteri deneyimini nasıl iyileştirebilirim?
İş süreçlerini nasıl daha hızlı hale getirebilirim?
Müşterilerime nasıl farklı kanallardan ulaşabilirim?

Bu soruların cevaplarını bulduktan sonra sorulacak diğer soru ise şöyle:

Bu cevapları hayata geçirebilmek için hangi teknolojiden faydalanmalıyız?

Problemlerin tespiti ve doğru teknoloji konumlandırması yaptıktan sonra izlenmesi gereken süreci ise 3 ana etapta inceleyebiliriz.

Dijital_donusum

TASARIM

Bu teknolojiyi kullanma konusunda yetkinliklerin değerlendirilmesi, projelendirme ve dijital dönüşüm fizibilitesi yapılması.

ÖNCELİKLENDİRME
Tasarlanan projeleri ilişkilendirip hızlı kazanımları ortaya çıkartarak uzun vadeli planları yapmak.

GERÇEKLEŞTİRME
Projeyi hayata geçirerek ürün yaşam yönetimini yapmak.

Ancak tüm bu etapların adım adım takip edilmesi durumunda sağlıklı ve faydalı bir dijital dönüşüm sağlanabilecektir.

Ozon Tekstil’de Geleceğin Liderleri Nasıl Belirleniyor?

1024 576 admin

Şirketimizde potansiyeli açığa çıkarmak, performansa dönüştürmek, kariyer planlamasını sağlam temellere oturtmak ve fırsat eşitliği sağlamak amacıyla 2019 yılı sonunda Geleceğin Liderleri programını tüm çalışanlara açık olarak başlattık.

Çalışanlar bu programa katılım amaçlarını “Ozon bana neden yatırım yapmalı” sorusuna cevap vererek belirttiler. 

Yüzün üzerindeki başvuruyu hem Sivas hem de İstanbul’da tek tek ben, danışman, İK ve kişinin yöneticisinin olduğu her biri 45 er dakikalık oturumlarda dinledik. 

Bu oturumlar sonrasında yapılacak yatırımı farklı gruplar olarak kategorize ettik. Her bir gruba ve hatta her kişiye “terzi dikişi” gelişim planları oluşturduk ve tek tek Genel Müdür imzalı mektuplarla bunları gönderdik.

Bu arada kariyer kılavuzumuzu oluşturduk; yani  kariyer sürecinde doğru  yollardan yürünmesine ışık tuttuk. 

Bu arada yalın yönetim ve üretim yaklaşımımıza uygun olarak çok sayıda projenin başlamasını ve kariyer yolundaki kişilerin bu projelere katılmasını teşvik ettik. 

Eğitimlerimiz pandemi sürecinde uzaktan olmak üzere devam etti. 

İhtiyacı olduğunu düşündüğümüz kişilere kurum içi koçluk imkanı sağladık ve bu amaçla kurum içi koçlar yetiştirdik. 

İlk altı ayın sonunda tüm katılımcılara kendi gelişimini paylaşmaları için davette bulunduk. Bu aşamada başvurular ilk duyuruya olan başvurulardan oldukça daha az oldu. 

Yine her sunumu tek tek ben, İK Müdür, Sürekli iyileştirme Müdürü ve kişinin kendi müdürünün olduğu ortamda; bu defa uzaktan; dinledik. 

Sürecimiz ilk meyvelerini verdi; fırsat eşitliği, cesaretlendirme, kariyer planı sunma, projelere yönlendirmenin ama en çok da dinlemenin nelere imkan verebildiğini gördük. Süreç hiç kesilmeden devam edecek; terfi edenler tekrar gelecek; bu dönem sunum yapmayanlar bir sonraki dönem eminim ki yapacak; hiç dahil olmayanlar sürece dahil olacak.

 

İşletmeler için Digital Stratejiler – Değişen Müşteri Beklentileri-1

1024 683 admin

Columbia Üniversitesi’nde 8 hafta süren “Digital Strategies for Business” sertifika programına katıldım. Bu programdan aklımda kalanları ise bloğumda paylaşmak istedim. Dijital kavramı, kendini teknolojiye çok yakın hissetmeyenler veya sevmeyenler için korkutucudur ama artık dijital dönüşümden kaçma, kaçınma şansımız yok.

İşletmeler için dijital teknoloji tarafında değişen beş temel strateji alanı var. Müşteriler değişiyor, rekabet değişiyor, verilerin kullanımı ve anlamlandırılması değişiyor, inovasyon hakkındaki düşüncelerimiz değişiyor ve en önemlisi firmamızın, işletmemizin sunduğu değer tanımı değişiyor.

Bugün her endüstri aynı değişiklikler ile karşı karşıya. Yapılan araştırmalarda, CEO’lar geleceği şekillendirirken bir numaralı faktör olarak teknolojiyi ele alıyorlar.

Birçok endüstriyi dönüştüren önemli teknolojik eğilimler var. Bulut bilişim sadece bilgisayar ve web sunucularımızda değil, her türlü akıllı cihazda daha fazla bağlanabilirlik ve veri akışı elde ediyor.  Robotik ve dronelar, yapay zekâ ve makine öğrenmesinin etkisi, 3D baskı hızla büyüyen trendler arasında görülüyor. İşletmeleriniz için teknolojik araçlar arasından en doğru teknolojik seçimi anlamak ve seçmek kritik olsa da temelde dijital strateji pazarında neler olup bittiğini, dünyanın ne yönde ve nasıl değiştiğini ve içinde bulunduğunuz endüstrinin farklı stratejik fırsatlarını anlamak kısacası organizasyonel liderlik zihniyetini tanımlar.

Dijital teknolojilerin iş stratejilerimiz üzerindeki etkisinin büyüklüğü bilinen bir konu.  Dijital teknolojiler, müşterilerimiz hakkındaki düşünme şeklimizi, firmamızın müşteriler ile olan mevcut varsayımlarını değiştiriyor. Dijital teknolojiler rekabetin doğasını değiştiriyor, iş olarak nasıl ve kim ile rekabet ettiğimiz artık çok farklı ve bazen görünür bile değil, beklenmedik yerlerden geliyor.

Beş strateji alanımızdan biri, müşterilerimiz. Dijital çağda müşterilerimizi artık kitleler olarak değil, ağlar, farklı temas noktaları ve onlarla iletişime girme şeklimiz olarak değiştiğini görüyoruz.

Sal Khan, Boston’da bir yatırım fonunda analist olarak çalışırken, New Orleans’taki kuzenlerine uzaktan matematik dersi anlatıyordu. Zaman bulamadığı bir hafta kuzenlerini desteksiz bırakmak istemediğinden dersi videoya çekip Youtube’a yükledi ve bağlantı gönderdi.

Bundan sonra beklenmedik şeyler oldu, kuzeni “Sal Amca seninle konuşmak yerine, videoyu tercih ediyoruz” dedi. Bu Sal Khan’ı çok şaşırtan bir gelişmeydi. Düşününce videoyu kullanmanın aslında bazı avantajları olduğunu fark etti. Kullanım sırasında dersi durdurabiliyorsunuz, görsel olduğu için daha iyi anlıyorsunuz, geri alıp tekrar izleyebiliyorsunuz.  Zaman ile ilgili probleminiz olmuyor, istediğiniz zaman izleyebiliyorsunuz. Bir sonraki hafta kuzeni, Sam Amcasından tekrar video ile ders anlatmasını istediğinde Sal Khan, bunu sadece kuzenlerinin kullanımına değil, herkesin kullanımına açarak yaptı. Dünyanın bir sürü yerinden, öğretmenlerden, öğrencilerden, otizimli bir çocuğa sahip olan bir aileden olumlu yorumlar aldı. Matematik gibi birçok kişinin zorlandığı konuda bile bu yorumlar Sal Khan’ın heyecanını ve hevesini artırdı. Devam etme kararı aldı. Bu videoların öğrenciler tarafından izlenmesi beklediği bir durumdu, ancak sınıf eğitimlerinde kullanılmaya başlanması, sınıf enerjisini yükseltmek için kullanmaları Amerika’da farklı bölgedeki yöneticilerden sistemi deneme taleplerinin gelmesi yaptığı üzerine yazılım ekibini genişleterek dijital bir öğrenme platformu olan Khan Akademi’yi oluşturdu.

Böylelikle, bu sistemde öğretmenler dersleri ödev olarak verip, ödevleri sınıfta yapabilme şansı elde ettiler. Öğretmenler zamanlarının çoğunu geride kalan öğrencilerin eksiklerini tamamlamak için kullandılar. Öğrencilerin nerede hata yaptığını, hangi konularda daha fazla zaman harcadığını ve hangi öğrencilerin daha hızlı ilerlediğini analiz ettiler.

Geleneksel sınıf sistemindeki bir seviye tüm seviyelere uyar bakış tarzının yerini, dijital öğrenme ile küresel sınıfa bırakıyor.

Dünyanın her yerinden sistemi ücretsiz ulaşılabilir halde olması için geliştirirken aynı zamanda nasıl bir adım ileri taşıyacaklarını da düşünmeye devam ediyorlar.

Dünyanın her yerinden doğal olarak kitlesini buldu, 2006 da başlayan yeni iş modelinin bu corona virüs günlerinde pek çok örneğini görüyoruz.

Hikâyenin detayını ilk ağızdan dinlemek isterseniz aşağıdaki linki izlemenizi öneririm.

https://www.ted.com/talks/sal_khan_let_s_use_video_to_reinvent_education

Teknolojik Dönüşümün Ne Kadar Farkındayız?

626 417 admin

Teknolojinin ilerleme hızının zaman içinde artması, uzak gelecekteki gelişmeleri tahmin etmemizi zorlaştırıyor. Fakat şu anda karşılaşılan küresel sorunlar ve günümüzün teknoloji sektöründe odak noktası olan kavramlar, 21. yüzyılın sonuna kadar insan yaşamının değişeceği alanlar hakkında ipuçları sağlayabilir.

Gezegenimiz, özellikle doğal kaynakların bilinçsiz ve aşırı kullanımından dolayı iklim değişikliğine her gün daha da çok yaklaşıyor. Uluslararası protokol ve anlaşmalarla ticaret ve diplomasi alanlarında sıklıkla gündeme gelen bu tehdit, yakın gelecekte yeryüzündeki tüm canlıların yaşamını temel ihtiyaçlar düzeyinde etkileyebilir. Doğal kaynak kullanımıyla ilgili toplumsal farkındalık oluşturmak ve fabrikaların karbon emisyonunun vergilendirilmesi gibi insan odaklı gelişmelere rağmen, Dünya’ya şu ana kadar verilmiş hasarın sonuçlarını hafifletmek için küresel düzeyde etkili çözümler gerekecektir. İklim mühendisliği (geoengineering), bu noktada gereken ileri teknoloji çözümlerini üretmek için yüzyılın ilerleyen zamanlarında hızla önem kazanacak bir çalışma alanı olacaktır. İklim değişikliğini yavaşlatmak veya etkilerini azaltmak adına çevreye insan eliyle müdahale etmeyi amaçlayan iklim mühendislerinin gündeminde havadaki karbon miktarı, küresel ısınma ve okyanusların kimyasal yapısıyla ilgili geniş çaplı projeler bulunuyor. Atmosferden girip radyasyon yoluyla gezegeni ısıtan güneş ışınlarının daha büyük bir kısmını yansıtmak için bulutlara yansıtıcılığı artıran parçacıkların yerleştirilmesi (cloud seeding) ve havadaki karbon dioksit gazını kullanan planktonların okyanus yüzeyinde çoğaltılması (ocean fertilization) bu projelerden bazıları. 2100’lü yıllara girdiğimizde ise bu iklim mühendisliği çalışmalarının ilerlemesiyle hava şartları ve iklim açısından programlanabilir bir dünyada yaşayabiliriz.

Öte yandan kaynakların gün geçtikçe azalması, iklim koşullarından bağımsız olarak da insanlığın yüzleşebileceği bir senaryo olmaya devam edecek. Her türlü üretim ve teknolojik gelişme, gezegenimizdeki enerji kaynakları ve hammadde ile gerçekleşiyor. Bunların kıtlığı, kurulu siyasi ve sosyoekonomik düzenleri sarsarak insan medeniyetinin devamlılığını riske atabilecek bir rekabet ortamına ve çeşitli krizlere yol açabilir. Teknoloji sektörü, bu soruna alternatif bir çözüm olarak Dünya dışından enerji ve hammadde elde etme fikrini öne sürüyor. Üzerindeki güneş panelleriyle topladığı güneş enerjisini mikrodalga ışınlar hâlinde gezegenimize ulaştıracak uydular, yenilenebilir enerjinin geleceği olabilir. Uzay taşımacılığı şirketi SpaceX’in kaydettiği ilerlemeyle hem özel sektörde yerini alan, hem de dünya kamuoyunun ilgisini yeniden kazanmakta olan uzay çalışmalarının ise yakınlardaki ilk büyük hedefi Mars’ı kolonileştirmek. Önümüzdeki yüzyıla girerken bu hedefin gerçekleşmesi ve uzay madenciliğinin başlaması, teknoloji alanında ivmelenerek gelişen insanoğlu için gayet erişilebilir bir nokta gibi görünüyor.

Küresel açıdan önemli dönüşümler vadeden teknolojik devrimler, doğal olarak bireysel yaşam tecrübelerimizi de derinden etkileyecektir. Yazılım sektörünün günümüzde de yoğun bir biçimde üstünde çalıştığı yapay zekâ ve sanal gerçeklik, zihin sahibi bir birey olma konusunda felsefi tartışma alanları yaratmakla birlikte günlük yaşamımızı da yeniden tanımlayan kavramlar olacak. Şu anda VR setleriyle görsel ve işitsel olarak yaşayabildiğimiz sanal gerçeklik deneyimi, 2100’e kadar gerçekleşecek nörobilimsel gelişmelerle beraber tüm duyularımızla katılabileceğimiz ve doğrudan beynimizi bağladığımız, Matrix filmindeki gibi kapsayıcı bir alternatif gerçekliğe dönüşebilir. Bu sırada beyin hakkında elde edilen veriler, insan zihniyle alakalı gizemli noktaları da aydınlatacaktır. İnsan zihninin tüm süreçleri haritalandığı zaman ise yapay bir insan zihninin inşa edilmesi ve bu kopyanın gün geçtikçe geliştirilmesi olası kılınacaktır. Sentetik, “yapay” zekânın zaman içinde kapasite ve işlem gücü bakımından biyolojik, “doğal” insan zekâsını geçtiği aşama ünlü fütürist Ray Kurzweil tarafından teknolojik tekillik (singularity) olarak tanımlanır. Kurzweil, bu aşamada insan bilincinin bir ağ veya bulut sistemine yüklenebilmesi, zihinler arası iletişimin sağlanması ve insan bedeninin önemli çoğunluğunun dijital bileşenlerle entegrasyonu gibi gelişmeleri de öngörmektedir. Her ne kadar Kurzweil’ın The Singularity is Near kitabında bu aşamaya erişecek yapay zekânın oluşturulacağı yıl olarak 2045 gibi cesur bir tarih öngörülse de, insanlığın bilgi teknolojilerinde katlanarak artan ilerleme hızına bakıldığı takdirde tekillik noktasına giden bazı adımlara en azından 2100’e kadar yaklaşılması çok da imkânsız değil.

İnsanlık olarak dijital ve teknolojik dönüşüm açısından her yıl daha da büyük yeniliklerle karşı karşıya kalmaktayız. Dönüşümün boyutunu öngöremesek de 2018 yılından 2100 yılına bakarken iklim ve uzay teknolojileri, yenilenebilir enerji, nörobilim, sanal gerçeklik ve yapay zekâ alanlarında üretken hâle gelmek, bizi içinde bulunduğumuz yüzyılın seyrinde söz sahibi kılacaktır.

2019 Yılı

1024 566 admin

Yapay zeka beklediğimizden daha hızlı hayatımıza girdi, hiç de zorlanmadık günlük hayatımızı şekillendirirken. Kullandığımız uygulamalar her gün farklı bildirimler ile bizi biraz daha kendi içine çekiyor. “Yok artık” demeye fırsat bulamadan bir yenisi hayatımıza giriyor ve sanki yıllardır varmış gibi çok çabuk içselleştiriyoruz.

2019 da teknolojik gelişimlerin duygularımıza hitap edeceği, insanın teknolojinin daha çok odağında olacağı bir yıl olarak görüyorum. Sanal gerçeklik gündem olarak hayatımıza girdi ama bu yıl daha çok evlerimize ve günlük hayatımıza uygulamalar ile gireceğine kesin gözüyle bakılabilir. Bu da satın alma alışkanlıklarımızın evrimleşmesinin hızlanması anlamına gelecek diye düşünüyorum.

Privacy Preferences

When you visit our website, it may store information through your browser from specific services, usually in the form of cookies. Here you can change your Privacy preferences. It is worth noting that blocking some types of cookies may impact your experience on our website and the services we are able to offer.

 
Bu sitede çerez kullanılmaktadır. Çerezleri size mümkün olan en iyi deneyimi sunmak için kullanmaktayız. İnternet sitemizi ziyaretinize devam etmeniz halinde bu sitede kullanılan çerezleri kabul etmiş sayılacaksınız.