İşletmeler için Digital Stratejiler – Değişen Müşteri Beklentileri-1
https://www.duygusivrioglu.com/wp-content/uploads/2020/04/Digital-Stratejiler-1-photo-1024x683.jpg 1024 683 admin admin https://secure.gravatar.com/avatar/65239524469df46107a0c79aebd58b77?s=96&d=mm&r=gColumbia Üniversitesi’nde 8 hafta süren “Digital Strategies for Business” sertifika programına katıldım. Bu programdan aklımda kalanları ise bloğumda paylaşmak istedim. Dijital kavramı, kendini teknolojiye çok yakın hissetmeyenler veya sevmeyenler için korkutucudur ama artık dijital dönüşümden kaçma, kaçınma şansımız yok.
İşletmeler için dijital teknoloji tarafında değişen beş temel strateji alanı var. Müşteriler değişiyor, rekabet değişiyor, verilerin kullanımı ve anlamlandırılması değişiyor, inovasyon hakkındaki düşüncelerimiz değişiyor ve en önemlisi firmamızın, işletmemizin sunduğu değer tanımı değişiyor.
Bugün her endüstri aynı değişiklikler ile karşı karşıya. Yapılan araştırmalarda, CEO’lar geleceği şekillendirirken bir numaralı faktör olarak teknolojiyi ele alıyorlar.
Birçok endüstriyi dönüştüren önemli teknolojik eğilimler var. Bulut bilişim sadece bilgisayar ve web sunucularımızda değil, her türlü akıllı cihazda daha fazla bağlanabilirlik ve veri akışı elde ediyor. Robotik ve dronelar, yapay zekâ ve makine öğrenmesinin etkisi, 3D baskı hızla büyüyen trendler arasında görülüyor. İşletmeleriniz için teknolojik araçlar arasından en doğru teknolojik seçimi anlamak ve seçmek kritik olsa da temelde dijital strateji pazarında neler olup bittiğini, dünyanın ne yönde ve nasıl değiştiğini ve içinde bulunduğunuz endüstrinin farklı stratejik fırsatlarını anlamak kısacası organizasyonel liderlik zihniyetini tanımlar.
Dijital teknolojilerin iş stratejilerimiz üzerindeki etkisinin büyüklüğü bilinen bir konu. Dijital teknolojiler, müşterilerimiz hakkındaki düşünme şeklimizi, firmamızın müşteriler ile olan mevcut varsayımlarını değiştiriyor. Dijital teknolojiler rekabetin doğasını değiştiriyor, iş olarak nasıl ve kim ile rekabet ettiğimiz artık çok farklı ve bazen görünür bile değil, beklenmedik yerlerden geliyor.
Beş strateji alanımızdan biri, müşterilerimiz. Dijital çağda müşterilerimizi artık kitleler olarak değil, ağlar, farklı temas noktaları ve onlarla iletişime girme şeklimiz olarak değiştiğini görüyoruz.
Sal Khan, Boston’da bir yatırım fonunda analist olarak çalışırken, New Orleans’taki kuzenlerine uzaktan matematik dersi anlatıyordu. Zaman bulamadığı bir hafta kuzenlerini desteksiz bırakmak istemediğinden dersi videoya çekip Youtube’a yükledi ve bağlantı gönderdi.
Bundan sonra beklenmedik şeyler oldu, kuzeni “Sal Amca seninle konuşmak yerine, videoyu tercih ediyoruz” dedi. Bu Sal Khan’ı çok şaşırtan bir gelişmeydi. Düşününce videoyu kullanmanın aslında bazı avantajları olduğunu fark etti. Kullanım sırasında dersi durdurabiliyorsunuz, görsel olduğu için daha iyi anlıyorsunuz, geri alıp tekrar izleyebiliyorsunuz. Zaman ile ilgili probleminiz olmuyor, istediğiniz zaman izleyebiliyorsunuz. Bir sonraki hafta kuzeni, Sam Amcasından tekrar video ile ders anlatmasını istediğinde Sal Khan, bunu sadece kuzenlerinin kullanımına değil, herkesin kullanımına açarak yaptı. Dünyanın bir sürü yerinden, öğretmenlerden, öğrencilerden, otizimli bir çocuğa sahip olan bir aileden olumlu yorumlar aldı. Matematik gibi birçok kişinin zorlandığı konuda bile bu yorumlar Sal Khan’ın heyecanını ve hevesini artırdı. Devam etme kararı aldı. Bu videoların öğrenciler tarafından izlenmesi beklediği bir durumdu, ancak sınıf eğitimlerinde kullanılmaya başlanması, sınıf enerjisini yükseltmek için kullanmaları Amerika’da farklı bölgedeki yöneticilerden sistemi deneme taleplerinin gelmesi yaptığı üzerine yazılım ekibini genişleterek dijital bir öğrenme platformu olan Khan Akademi’yi oluşturdu.
Böylelikle, bu sistemde öğretmenler dersleri ödev olarak verip, ödevleri sınıfta yapabilme şansı elde ettiler. Öğretmenler zamanlarının çoğunu geride kalan öğrencilerin eksiklerini tamamlamak için kullandılar. Öğrencilerin nerede hata yaptığını, hangi konularda daha fazla zaman harcadığını ve hangi öğrencilerin daha hızlı ilerlediğini analiz ettiler.
Geleneksel sınıf sistemindeki bir seviye tüm seviyelere uyar bakış tarzının yerini, dijital öğrenme ile küresel sınıfa bırakıyor.
Dünyanın her yerinden sistemi ücretsiz ulaşılabilir halde olması için geliştirirken aynı zamanda nasıl bir adım ileri taşıyacaklarını da düşünmeye devam ediyorlar.
Dünyanın her yerinden doğal olarak kitlesini buldu, 2006 da başlayan yeni iş modelinin bu corona virüs günlerinde pek çok örneğini görüyoruz.
Hikâyenin detayını ilk ağızdan dinlemek isterseniz aşağıdaki linki izlemenizi öneririm.
https://www.ted.com/talks/sal_khan_let_s_use_video_to_reinvent_education



