Posts Tagged :

Teknoloji

İşletmeler için Digital Stratejiler – Değişen Müşteri Beklentileri-1

1024 683 admin

Columbia Üniversitesi’nde 8 hafta süren “Digital Strategies for Business” sertifika programına katıldım. Bu programdan aklımda kalanları ise bloğumda paylaşmak istedim. Dijital kavramı, kendini teknolojiye çok yakın hissetmeyenler veya sevmeyenler için korkutucudur ama artık dijital dönüşümden kaçma, kaçınma şansımız yok.

İşletmeler için dijital teknoloji tarafında değişen beş temel strateji alanı var. Müşteriler değişiyor, rekabet değişiyor, verilerin kullanımı ve anlamlandırılması değişiyor, inovasyon hakkındaki düşüncelerimiz değişiyor ve en önemlisi firmamızın, işletmemizin sunduğu değer tanımı değişiyor.

Bugün her endüstri aynı değişiklikler ile karşı karşıya. Yapılan araştırmalarda, CEO’lar geleceği şekillendirirken bir numaralı faktör olarak teknolojiyi ele alıyorlar.

Birçok endüstriyi dönüştüren önemli teknolojik eğilimler var. Bulut bilişim sadece bilgisayar ve web sunucularımızda değil, her türlü akıllı cihazda daha fazla bağlanabilirlik ve veri akışı elde ediyor.  Robotik ve dronelar, yapay zekâ ve makine öğrenmesinin etkisi, 3D baskı hızla büyüyen trendler arasında görülüyor. İşletmeleriniz için teknolojik araçlar arasından en doğru teknolojik seçimi anlamak ve seçmek kritik olsa da temelde dijital strateji pazarında neler olup bittiğini, dünyanın ne yönde ve nasıl değiştiğini ve içinde bulunduğunuz endüstrinin farklı stratejik fırsatlarını anlamak kısacası organizasyonel liderlik zihniyetini tanımlar.

Dijital teknolojilerin iş stratejilerimiz üzerindeki etkisinin büyüklüğü bilinen bir konu.  Dijital teknolojiler, müşterilerimiz hakkındaki düşünme şeklimizi, firmamızın müşteriler ile olan mevcut varsayımlarını değiştiriyor. Dijital teknolojiler rekabetin doğasını değiştiriyor, iş olarak nasıl ve kim ile rekabet ettiğimiz artık çok farklı ve bazen görünür bile değil, beklenmedik yerlerden geliyor.

Beş strateji alanımızdan biri, müşterilerimiz. Dijital çağda müşterilerimizi artık kitleler olarak değil, ağlar, farklı temas noktaları ve onlarla iletişime girme şeklimiz olarak değiştiğini görüyoruz.

Sal Khan, Boston’da bir yatırım fonunda analist olarak çalışırken, New Orleans’taki kuzenlerine uzaktan matematik dersi anlatıyordu. Zaman bulamadığı bir hafta kuzenlerini desteksiz bırakmak istemediğinden dersi videoya çekip Youtube’a yükledi ve bağlantı gönderdi.

Bundan sonra beklenmedik şeyler oldu, kuzeni “Sal Amca seninle konuşmak yerine, videoyu tercih ediyoruz” dedi. Bu Sal Khan’ı çok şaşırtan bir gelişmeydi. Düşününce videoyu kullanmanın aslında bazı avantajları olduğunu fark etti. Kullanım sırasında dersi durdurabiliyorsunuz, görsel olduğu için daha iyi anlıyorsunuz, geri alıp tekrar izleyebiliyorsunuz.  Zaman ile ilgili probleminiz olmuyor, istediğiniz zaman izleyebiliyorsunuz. Bir sonraki hafta kuzeni, Sam Amcasından tekrar video ile ders anlatmasını istediğinde Sal Khan, bunu sadece kuzenlerinin kullanımına değil, herkesin kullanımına açarak yaptı. Dünyanın bir sürü yerinden, öğretmenlerden, öğrencilerden, otizimli bir çocuğa sahip olan bir aileden olumlu yorumlar aldı. Matematik gibi birçok kişinin zorlandığı konuda bile bu yorumlar Sal Khan’ın heyecanını ve hevesini artırdı. Devam etme kararı aldı. Bu videoların öğrenciler tarafından izlenmesi beklediği bir durumdu, ancak sınıf eğitimlerinde kullanılmaya başlanması, sınıf enerjisini yükseltmek için kullanmaları Amerika’da farklı bölgedeki yöneticilerden sistemi deneme taleplerinin gelmesi yaptığı üzerine yazılım ekibini genişleterek dijital bir öğrenme platformu olan Khan Akademi’yi oluşturdu.

Böylelikle, bu sistemde öğretmenler dersleri ödev olarak verip, ödevleri sınıfta yapabilme şansı elde ettiler. Öğretmenler zamanlarının çoğunu geride kalan öğrencilerin eksiklerini tamamlamak için kullandılar. Öğrencilerin nerede hata yaptığını, hangi konularda daha fazla zaman harcadığını ve hangi öğrencilerin daha hızlı ilerlediğini analiz ettiler.

Geleneksel sınıf sistemindeki bir seviye tüm seviyelere uyar bakış tarzının yerini, dijital öğrenme ile küresel sınıfa bırakıyor.

Dünyanın her yerinden sistemi ücretsiz ulaşılabilir halde olması için geliştirirken aynı zamanda nasıl bir adım ileri taşıyacaklarını da düşünmeye devam ediyorlar.

Dünyanın her yerinden doğal olarak kitlesini buldu, 2006 da başlayan yeni iş modelinin bu corona virüs günlerinde pek çok örneğini görüyoruz.

Hikâyenin detayını ilk ağızdan dinlemek isterseniz aşağıdaki linki izlemenizi öneririm.

https://www.ted.com/talks/sal_khan_let_s_use_video_to_reinvent_education

Teknolojik Dönüşümün Ne Kadar Farkındayız?

626 417 admin

Teknolojinin ilerleme hızının zaman içinde artması, uzak gelecekteki gelişmeleri tahmin etmemizi zorlaştırıyor. Fakat şu anda karşılaşılan küresel sorunlar ve günümüzün teknoloji sektöründe odak noktası olan kavramlar, 21. yüzyılın sonuna kadar insan yaşamının değişeceği alanlar hakkında ipuçları sağlayabilir.

Gezegenimiz, özellikle doğal kaynakların bilinçsiz ve aşırı kullanımından dolayı iklim değişikliğine her gün daha da çok yaklaşıyor. Uluslararası protokol ve anlaşmalarla ticaret ve diplomasi alanlarında sıklıkla gündeme gelen bu tehdit, yakın gelecekte yeryüzündeki tüm canlıların yaşamını temel ihtiyaçlar düzeyinde etkileyebilir. Doğal kaynak kullanımıyla ilgili toplumsal farkındalık oluşturmak ve fabrikaların karbon emisyonunun vergilendirilmesi gibi insan odaklı gelişmelere rağmen, Dünya’ya şu ana kadar verilmiş hasarın sonuçlarını hafifletmek için küresel düzeyde etkili çözümler gerekecektir. İklim mühendisliği (geoengineering), bu noktada gereken ileri teknoloji çözümlerini üretmek için yüzyılın ilerleyen zamanlarında hızla önem kazanacak bir çalışma alanı olacaktır. İklim değişikliğini yavaşlatmak veya etkilerini azaltmak adına çevreye insan eliyle müdahale etmeyi amaçlayan iklim mühendislerinin gündeminde havadaki karbon miktarı, küresel ısınma ve okyanusların kimyasal yapısıyla ilgili geniş çaplı projeler bulunuyor. Atmosferden girip radyasyon yoluyla gezegeni ısıtan güneş ışınlarının daha büyük bir kısmını yansıtmak için bulutlara yansıtıcılığı artıran parçacıkların yerleştirilmesi (cloud seeding) ve havadaki karbon dioksit gazını kullanan planktonların okyanus yüzeyinde çoğaltılması (ocean fertilization) bu projelerden bazıları. 2100’lü yıllara girdiğimizde ise bu iklim mühendisliği çalışmalarının ilerlemesiyle hava şartları ve iklim açısından programlanabilir bir dünyada yaşayabiliriz.

Öte yandan kaynakların gün geçtikçe azalması, iklim koşullarından bağımsız olarak da insanlığın yüzleşebileceği bir senaryo olmaya devam edecek. Her türlü üretim ve teknolojik gelişme, gezegenimizdeki enerji kaynakları ve hammadde ile gerçekleşiyor. Bunların kıtlığı, kurulu siyasi ve sosyoekonomik düzenleri sarsarak insan medeniyetinin devamlılığını riske atabilecek bir rekabet ortamına ve çeşitli krizlere yol açabilir. Teknoloji sektörü, bu soruna alternatif bir çözüm olarak Dünya dışından enerji ve hammadde elde etme fikrini öne sürüyor. Üzerindeki güneş panelleriyle topladığı güneş enerjisini mikrodalga ışınlar hâlinde gezegenimize ulaştıracak uydular, yenilenebilir enerjinin geleceği olabilir. Uzay taşımacılığı şirketi SpaceX’in kaydettiği ilerlemeyle hem özel sektörde yerini alan, hem de dünya kamuoyunun ilgisini yeniden kazanmakta olan uzay çalışmalarının ise yakınlardaki ilk büyük hedefi Mars’ı kolonileştirmek. Önümüzdeki yüzyıla girerken bu hedefin gerçekleşmesi ve uzay madenciliğinin başlaması, teknoloji alanında ivmelenerek gelişen insanoğlu için gayet erişilebilir bir nokta gibi görünüyor.

Küresel açıdan önemli dönüşümler vadeden teknolojik devrimler, doğal olarak bireysel yaşam tecrübelerimizi de derinden etkileyecektir. Yazılım sektörünün günümüzde de yoğun bir biçimde üstünde çalıştığı yapay zekâ ve sanal gerçeklik, zihin sahibi bir birey olma konusunda felsefi tartışma alanları yaratmakla birlikte günlük yaşamımızı da yeniden tanımlayan kavramlar olacak. Şu anda VR setleriyle görsel ve işitsel olarak yaşayabildiğimiz sanal gerçeklik deneyimi, 2100’e kadar gerçekleşecek nörobilimsel gelişmelerle beraber tüm duyularımızla katılabileceğimiz ve doğrudan beynimizi bağladığımız, Matrix filmindeki gibi kapsayıcı bir alternatif gerçekliğe dönüşebilir. Bu sırada beyin hakkında elde edilen veriler, insan zihniyle alakalı gizemli noktaları da aydınlatacaktır. İnsan zihninin tüm süreçleri haritalandığı zaman ise yapay bir insan zihninin inşa edilmesi ve bu kopyanın gün geçtikçe geliştirilmesi olası kılınacaktır. Sentetik, “yapay” zekânın zaman içinde kapasite ve işlem gücü bakımından biyolojik, “doğal” insan zekâsını geçtiği aşama ünlü fütürist Ray Kurzweil tarafından teknolojik tekillik (singularity) olarak tanımlanır. Kurzweil, bu aşamada insan bilincinin bir ağ veya bulut sistemine yüklenebilmesi, zihinler arası iletişimin sağlanması ve insan bedeninin önemli çoğunluğunun dijital bileşenlerle entegrasyonu gibi gelişmeleri de öngörmektedir. Her ne kadar Kurzweil’ın The Singularity is Near kitabında bu aşamaya erişecek yapay zekânın oluşturulacağı yıl olarak 2045 gibi cesur bir tarih öngörülse de, insanlığın bilgi teknolojilerinde katlanarak artan ilerleme hızına bakıldığı takdirde tekillik noktasına giden bazı adımlara en azından 2100’e kadar yaklaşılması çok da imkânsız değil.

İnsanlık olarak dijital ve teknolojik dönüşüm açısından her yıl daha da büyük yeniliklerle karşı karşıya kalmaktayız. Dönüşümün boyutunu öngöremesek de 2018 yılından 2100 yılına bakarken iklim ve uzay teknolojileri, yenilenebilir enerji, nörobilim, sanal gerçeklik ve yapay zekâ alanlarında üretken hâle gelmek, bizi içinde bulunduğumuz yüzyılın seyrinde söz sahibi kılacaktır.

Privacy Preferences

When you visit our website, it may store information through your browser from specific services, usually in the form of cookies. Here you can change your Privacy preferences. It is worth noting that blocking some types of cookies may impact your experience on our website and the services we are able to offer.

 
Bu sitede çerez kullanılmaktadır. Çerezleri size mümkün olan en iyi deneyimi sunmak için kullanmaktayız. İnternet sitemizi ziyaretinize devam etmeniz halinde bu sitede kullanılan çerezleri kabul etmiş sayılacaksınız.